Müslüman Anneyim, Neden mi Evdeyim?

Müslüman anneyim;
Hayat nizamı olarak İslam’ı benimseyen, Aydınlanmanın, Modernizmin, Rasyonelliğin tamamen ifsat ettiği zihin ve yaşam algılarımızda Müslümanca yaşamak için direnen ve direten.. Israr eden, inat eden, feryat eden..
muslim-mother

 Müslüman anneyim;
 Model şahsiyetleri listesinin en başına; Rasulullah (s.a.v)’ın hanımlarını, mü’minlerin tertemiz, pak ve seçkin annelerini yerleştiren.. Ashabın  güzide hanımlarını kendine yoldaş edinen.. “Ama”ların arkasına saklanmadan, mazeretler üretmeden, yorumlar devşirmeden, yeni yetme  fikirler beyan etmeden.. Karınca kararınca, olabildiğince, gücü nispetinde onların peşine takılma umuduyla yalpalaya yalpalaya yürüyen..

 Müslüman anneyim;
 Namaz gözünün nuru, Kur’an kalbinin baharı, zikir dilinde şiir, ibadet azalarında zinet.. Her şeyden önce illa edep, hep edep.. Yani bir iffet.. Bir  haya.. Gözlerine, ellerine, tüm bedenine..
 

Müslüman anneyim;
 “Ey Peygamber Hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz” (Ahzab 32) nidasından yola çıkarak, Peygamber hanımlarının yolunu  yol edinmeyen diğer kadınlardan “başka” ve “ayrı” olmayı şiar edinen..

Müslüman anneyim;

“Evlerinizde vakarla oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın..” (Ahzab 33) ayetiyle, Müslüman hanımın karargahının evi olduğuna iman eden..

Müslüman anneyim;
“Siz evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın.” (Ahzab 34) diyen Yüce kitaba ittiba ederek “Ev, vahyin merkezidir, zikir ve hikmet evlere nazil olur” diyen.. “Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor..” (Ahzab 33) ayetiyle günahtan arınıp temizlenmek için kendine her daim “Eve dön!” diyen..

Müslüman anneyim,
Modern endüstrinin, sanayileşmenin kadını bir iş aracı/iş makinesi olarak köleleştirdiği ve bu köleleşmeyi de onlara süsleyip cazip hale getirdiği böylesi bir zamanda “Evimiz Her şeyimiz” diyen..

Müslüman anneyim;
Müslüman kızların ve hanımların kalbine dışarıdan ithal olarak yerleştirilmiş diploma putuna, makam hırsına, mal sevdasına ve ona evden öte hayaller kurduran o kirlenmiş gönül dünyasına itiraz eden.. 

Müslüman anneyim;
Kadını fıtratından, hanımefendiliğinden, nezaketinden, anneliğinden kopararak ona “dışarıda” alanlar açan, “ekonomik gücü eline verme” yemiyle bizi bir bir evimizden söküp alan modern sistemlere karşı koyan..

Müslüman anneyim;

Kadınlar üzerinden dernek-vakıf projeleri üreten, “İslami davet” adı altında ev hanımlarına, randevu defteri kullanacak hale getirinceye kadar plan/proje yükleyen İslamî anlayışı reddeden..

Müslüman anneyim;
Kadının varlığını hiçe sayan, anneliğine değer biçmeyen, onu eve hapsederek gönlünü zindan eden, zihnini, algısını kirleten, onu gereksizleştiren, âtıllaştıran, itibarsızlaştıran ve şeytan kendisiyle oynasın diye onu başıboş bırakan, dizi takip eder hale getiren güya İslamcı zihniyeti her şeyden daha fazla reddeden..

Müslüman anneyim;
Ev demek; bizce öz demek, yurt demek, vatan demek..
Ev demek; mana demek, mecaz demek, simge demek, metafor demek..
Ev demek; garip kalmış hakikatimiz demek, anamız, aslımız, köklerimiz demek..
Ev demek; içimizdeki çocuk demek, ağlayan biçare yanlarımız demek..
Ev demek; gönül demek, bir Anne’nin yalınlığından geçip bir Ana’nın derinliğine inmek demek..

PAYLAŞ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Soru: